Çocuklar gibi düşünmek, Çocuklar gibi yaşamak…

Yayınlandı: 26 Nisan 2011 / Hayata Dair
Etiketler:, , , , ,

Ve tanrı insanı yarattı. Su kadar berrak bir akıl ve  varoluşun verdiği bilinmezlikle. Yeni doğmuş bir bebeği düşünün nasıl da her şeye meraklı, nasıl da önüne gelen her şeyi öğrenmek ve anlamak tutkusuyla yanıp tutuşmakta değil mi? Hata yapmaktan korkmuyor. Sıcağı nasıl öğrendi hatırlıyor musunuz?  Bir gün avuçladığı zaman sobayı elleri CIZZZ ettiğinde anladı. Düşmeyi nasıl öğrendi ya da kalkmayı; ayağı bir taşa takılıp dizleri kanadığında öğrendi. Ya sonra ne oldu ona; niye vazgeçti hata yapmaktan, niye vazgeçti öğrenmekten ve dünyayı, yaşamayı hata yaparak anlamaktan.  Sahi biz niye hata yapmaktan korkar olduk, niye kendi konforlu alanlarımıza hapsettik kendimizi. Yoksa unuttuk mu keşfettiğimiz en güzel şeylerin; aslında çocukça bir meraktan hata yapmaktan korkmadan yaşadığımızı. Çocukluğumuzu unuttuk mu ? Çocukça düşünmeyi ve çocukca yaşamayı unuttuk mu ? Yetişkinlerin çocuklara öğretmek kadar onlardan öğrenecekleri çok şeyler var. ( Aşağıdaki videoyu izleyiniz.)

Hep mantıklı kararlar vermeye yöneltiyoruz kendimizi “ kime göre neye göre mantıklı” verdiğimiz bu kararlar.

ÇIKMAZDA mıyız ? Yanlış kararlar verdiğimiz için değil doğru kararlar verdiğimiz için. Elimizdeki verilere dayanarak mantıklı kararlar verdiğimiz için. Mantıklı kararlar vermekteki en büyük sorun herkesin  aynı şeyi yapabiliyor olmasıdır. Belki de mantıklı kararlar sadece mantıklı görünüyorlardır olamaz mı ? Hepimiz bir toplumun içine doğup o toplumun normlarıyla şekilleniyoruz. Yaşayış tarzımız, düşüncelerimiz ve kararlarımızı sırf mantıklı olmak adına asıl değerli olandan uzağa doğru yol alıyor. Aldığımız eğitim, sahip olduğumuz çevre  bizi sürekli tek tip hale getirmek için elinden geleni ardına koymuyor. Bu yüzden her şeye tek çerçeveden bakıyoruz renk körüyüz;  geçmiş deneyimlerimizin, aldığımız eğitimin ve sosyal  çevremizin verdiği bir körlük bu. Aşırı toplumsallaşmanın verdiği bir afyon hâli.

Alışmamalıyız, alıştırmamalıyız kendimizi. Yenilemeliyiz. Deneyimlerimizi sürekli arttırmalıyız ama alışkanlıklardan da mümkün olduğunca uzaklaşmalıyız. Lokantaya gittiğimiz zaman daha önce hiç ısmarlamadığımız bir yemek yemeliyiz. Giysilerimizin renklerini değiştirmeliyiz. Eve giderken farklı bir yol denemeliyiz. Bulunduğumuz şehirde kaybolmalıyız. Çünkü  bir şeyi kırmadan düzeltemeyiz, kaybolmadan kendimizi bulamayız . Çocuklar gibi düşünmeliyiz, çocuklar gibi yaşamalıyız. Paplo Neruda’nın güzel bir şiiri var adı “Ağır Ölüm“.  “Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman: yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir. ” diyor şairBu güzel şiirinde olduğu gibi yaşayın, şiiri dinleyin ve yaşamınıza uygulayın ! Ağır ağır ölmeyin.   ( Şiir için Tıklayınız. )

Bilgi temkinli olmaya neden olur.  İşin sırrı çocuk kalmaktır.

Murat DURAK

Reklamlar
yorum
  1. Gökhan Oskay dedi ki:

    Başarılarınızn devamını diliyorum Murat Bey.

  2. Murat DURAK dedi ki:

    Teşekkür ederim Gökhancım 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s